1 Aralık 2014 Pazartesi

Tortellini Lezzeti


Tortellini dedigimiz sey aslinda bir tur manti, ama takir takir kuru bir hamur degil. Etli, ispanakli ve peynirli turleri var. Yuvarlak ve kare sekillerde oluyor.
Ben uc cesit peynirli olanini sevdigim icin ondan aldim. Tortelliniyi kaynamis suda 10 dakika hasliyoruz. Suyunu suzup icine kasar peyniri rendesi atiyoruz ve kasar peyniri eriyinceye kadar karistiriyoruz. Ardindan icine krema ekleyip yine karistirip yemege hazir hale getiriyoruz. 

Bir tabakta servis yapip yiyoruz..

Tadina doyamayacaginiz bir lezzet bu. Afiyet olsun..


4 Kasım 2014 Salı

En Lezzetli Aşure Tarifi

Son 3 yıldır yaptığım aşurelere aldığım iltifatlar bu doyumsuz lezzeti paylaşmaya sevk etti ;)
Nitekim bu yıl ilki yetmeyip 2 gün sonra tekrar yapınca kendiniz yapın lan artık demeye de karar verdim :)
Annemden gördüğüm, sağdan/soldan duyduğum, tariflerden okuduğum bilgilerden derleyerek miktarlarını ve çeşitlerini kendim belirleyerek bir tarif uydurdum. çok da iyi oldu çok da güzel oldu taam mı!

Buyrunuz..


Tencereden de anlaşılacağı üzere bu dağıtılmalık bir aşureydi. Sanırım rahat 40 porsiyon çıkmıştır. Siz de bu gramajları böle/katlaya istediğiniz miktarda yapabilirsiniz.


Bakliyatların Hazırlanması
----------------------------------------
1 kg Buğday
400 gr Nohut
400 gr Fasulye 
250 gr Pirinç (Kırık pirinç olabilir)
750 gr şeker
----------------------------------------

-Buğday, nohut, fasulye ve pirinci yıkayıp ayıklayıp geceden ıslıyoruz.
-Ertesi sabah, fasulye ve nohutu hafifce yumuşayacak kadar ayrı ayrı kaynatıyoruz. Kaynama sırasında sık sık köpüğünü alıyoruz. Yeterince yumuşayınca ocaktan alarak sularını süzüp soğuk su altında kabukları ayıklıyoruz.
*Tamamen pişmemesi önemli. İlk pişmesinde fazla yumuşarsa aşure içerisinde eriyebilir.
*Ayrı ayrı pişmeleri önemli. Birlikte pişerse nohut yumuşayana kadar fasulyeler eriyebilir.

-Buğday ve pirinci büyük bir tencerede birlikte, suyu hafif kıvamlı bir hâl alana kadar kaynatıyoruz. Su, buğday ve pirincin üstünde 3 parmak kadar fazla olmalı. Bunun da kaynarken üzerinden köpüğünü sık sık alıyoruz.
*Köpüğün alınması önemli. Alınmazsa kıvamı fazla koyu, rengi bulanık olur.

-Buğday ve pirincin suyu hafifce kıvama gelince üzerine nohut ve fasulye eklenir. Karıştırıp kaynamasına devam edilir. Gerekirse üstüne sıcak su eklenebilir. 

*Aşure tamamen pişip altını kapatana kadar dibinin tutmaması için ara ara karıştırıyoruz. Karıştırmayı abartmıyoruz. Aksi takdirse malzemeler parçalanır, aşure lapaya döner. 

-Tekrar kaynadığında şekeri ekleyip iyice karıştırıyoruz.

-Şekerin tamamen erdiğinden emin olduktan sonra suyu tamamen süzülen üzümü ve küp küp dilimlenmiş elmayı, portakal kabuğu rendesini ekliyoruz. Yarım limonu sıkıyoruz. Karıştırıyoruz.

Kuruyemişlerin Hazırlanması
----------------------------------------
400 gr Kuru Üzüm
200 gr Tuzsuz Fıstık
150 gr Fındık
150 gr Ceviz
150 gr Kuru İncir
150 gr Kuru Kayısı
50 gr Kuş Üzümü
50 gr Yer Fıstığı
2-3 gr Karanfil
----------------------------------------

-Tüm kuruyemişleri yıkıyoruz. Kabuklu olanları ayıklıyoruz.

-Üzümü üstü hemen hemen üzerini kapatacak kadar bir su da ıslıyoruz. Bakliyatları kaynamaya başlattığımız sırada ıslatsak kafi. (30 dk. 1 saat kadar)

-Fıstığı soyarken ikiye ayırmak yeterli.
Fındığı havanda hafifce (2'ye bölünecek kadar kırıyoruz)
Cevizi 4'e kırıyoruz.
Kayısıyı ve inciri de 6 parçaya dilimliyoruz.
Böylece her biri birbirine yakın boyutlarda oluyor.

-Üzümü süzerek buğday-pirinç-nohut ve fasulyenin bulunduğu tencereye yani aşuremize ekliyoruz. Küp küp dilimlenmiş elmaları, portakal rendesini ekliyoruz. Limonu sıkıp karıştırıyoruz. 

-Fındık, fıstık, yer fıstığı, kuş üzümünü ekleyip karıştırıyoruz.


-Ceviz, incir ve kayısıyı eklemeyi en sona bırakıyoruz.
*İncir ve ceviz erken eklenirse aşurenin renginin çok koyu olmasına sebep olur.
*Kayısı erken eklenirse çok yumuşar, dağılır ve tadı diğer tatların önüne geçer.

Yaş Meyvelerin Hazırlanması
----------------------------------------
Yarım Yeşil Elma
Yarım Portakalın Kabuğu
Yarım Limon
----------------------------------------

-Portakalın kabuğunu rendeliyoruz ya da minik minik dilimliyoruz.

-Yeşil elmayı minik minik küpler halinde dilimliyoruz.

-Üzümle beraber aşureye ekliyoruz.

-Limonu da aşureye sıkıyoruz.


*Yeşil Elma önemli. Kırmızı ya da sarı elma aşurenin fazla tatlı olmasına neden olur.
*Aşuredeki bir çok malzeme tatlı olduğu için yeşil elma, portakal kabuğu ve limon suyunun ekşiliği ile aşurenin tadı dengelenir, ayrıca güzel kokulu olur.

-Kıvamı istenen yoğunluğa gelen aşurenin altı kesilir.

-Ceviz, incir, kayısı ve karanfili eklenerek son kez karıştırılarak soğumaya bırakılır.
*Buzdolabında değil, oda sıcaklığında soğutulmalı.


İster sıcak ister soğuk, ister nar taneli ister tarçınlı nasıl dilerseniz (onu da ben mi söyliyim) servis edin ya da hepsini kendiniz yiyin.

Benim anlatımımdan ve aşurenin doğasından dolayı biraz karışık gibi görünebilir. Ama aslında matematik gibi. Çok kolay eksilerle eksileri artılarla artıları topluyoruz. (Şaka şaka tabi ki matematik daha kolay) (Ay galiba bu da şaka)

Şöyle bir toparlarsak önce bakliyat kaynatılıyor. Şeker katılıyor. Şekere destekçi olarak üzüm katılıyor. Kuruyemişler ekleniyor ama renk verecek olanlar ve tatlılığı artıracak olanlar sona bırakılıyor. E sonda eklenecek olan tatlılarla epey bir tatlı olacak, koymazsanız eksik kalacak; dengeyi sağlamak için arada biraz da ekşilerden konuyor. Güzel koku için yine arada karanfil gibi kokulular giriyor.

Herşese şimdiden afiyet olsun...

Hanife Akliman

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Trileçe Tatlısı


Kırpınar Güreşleri'nin bu sene oynanacak 653. turnuvası için Edirne'ye gittiğimizde yediğim ve tadını hala damağımda yaşatan bir lezzet. Daha sonra araştırdığımda bir Arnavut tatlısı olduğunu öğrendim ve bu tatlı bütün Balkanlar'da yapılırmış. Bu arada annem de Arnavut ama bu tatlıyı hiç duymadım daha önce.  
Malzemeler; 

Kek hamuru için;
4 yumurta
1 su bardağı sıvı yağ
1,5çay bardağı toz şeker
1 su bardağ un
(5 yemek kaşığı irmik 1 su bardağı unun içine eklenebilir) 
1 paket vanilya
2 çay kaşığı kabartma tozu
       
Şerbeti için;
1 su bardağı şeker
3 su bardağı süt
2 paket krema
          
Karamel için;
5 yemek kaşığı toz şeker
50 gr margarin
1 paket krema

Önce yumurtaların aklarını bir fiske tuzla bir kapta, şeker ile yumurtaları da ayrı bir kapta mikserle çırpın. Malzemeleri bir araya getirdikten sonra içerisine sırasıyla, sıvı yağı, unu, irmiği ve en son vanilya ve kabartma tozunu teker teker mikserle çırparak ekleyin.

















Hamuru az yağla yağladığınız bir borcama ya da bir tepsiye dökerek 170 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Pandispanya hamuru pişince fırından alıp ters çevirin ve hafif ılınınca büyük boy çatalla her yerini delin. Pandispanyanın altı da üstü de delinecek. 







3 bardak süt, 1 su bardağı şeker ve 200 gr. kremayı karıştırın. Pandispanyayı ters çevrili halde tepsiye geri koyun ve sosu üstüne her yerine gelecek şekilde dökün.  


















Karamel için şekeri bir kaba döktükten sonra sıvı kıvama gelip çok ta fazla yanmadan üstüne yağ ve sonrasında kremayı ekleyip kekin üzerine dökerek bir miktar buzdolabında soğutun. 


İçindeki süt ile insanın ağzında çok hafif bir lezzet bırakan Trileçe Tatlısı tam da yazın yenebilecek bir tatlı.



Afiyet olsun. 


Sivas Ketesi Tarifi 

Eskişehir'in Meşhur Çibörek'i                                       



Detox tarifleri.....



Anadolu Gezi Notlari 'nı ziyaret ettiniz mi? 

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Philips Çorba Makinesi ve O Lezzetli Mercimek Çorbası


Philips Çorba makinesine google da yeni bir gadget araması yaparken rastlamıştım. Çorbanın da makinesi olur mu diyeceklerin 
aksine ben yeniliklere açık olduğum ve farklı şeyleri denemeyi sevdiğim için biraz hakkında bilgi toplayıp hemen sipariş verdim.

Çorba makinesi 5 ayrı programı var bu da çok amaçlı kullanıma imkan sağlıyor. Süzme çorba, taneli çorba, komposto ve smoothie hazırlıyor ve blender olarak kullanacağımız ayrı bir düğmesi daha var.

Ürün geldiğinde kitapçıktaki en kolay tarif olan mercimek çorbasını yapmak istedim. Herkes mercimek çorbasını nasıl yapıyor bilmiyorum ama ben içine sebzeler filan da katıyorum. Önce kabın içine bir su bardağından bir parmak az mercimeği yıkayarak koydum, ardından küçük bir patatesi ve bir havuçu ve ortaboy bir soğanı yine küçük küpler halinde keserek içine ekledim. Biraz salça, yağ, baharat ve tuzu da ekledikten sonra makinenin işaretli yerine kadar su ekleyerek, ağzını kapattım. Makinenin ''süzme çorba'' modunu seçerek başlatma düğmesine bastım.  Hesaba göre 23 dakikada çorba hazır olacaktı. Hem de hiç kaşıkla karıştırmadan, saatlerce başında beklemeden...


Bir de balkabağı çorbasını denemek isterseniz tıklayın.


Makine başta malzemeyi kaynattı, sonra ilerleyen dakikalarda içerideki mikser yardımıyla ara ara parçalama işlemi yaptı ve işlem tamamlandı. Kapağı açıp çorbayı tattığımda çıkan lezzete çok şaşırdım. Çorba sanki kremalı mercimek çorbası gibi olmuştu. Mercimek çorbası hiç kremayla yapılır mı bilmiyorum ama öyle pürüssüz bir görüntü ve nefis  bir tattı ki bayıldım diyebilirim.

Twitter'da makineden bahsettiğimde ev hanımları ''Çorba makineyle yapılır mıymış!' diye tepki verdiler ama bir kaç arkadaş benim sayemde makineyi aldı ve çok memnunlar. Farklı çorbalar denemeye başladılar bile. Bir arkadaşım Domates Çorbası deneyecek. Ben ise Yeşil Mercimek Yemeği deneyeceğim. O zaten sulu bir yemek olduğu için taneli çorba modunda pişirilebilir.

Çorba Makinesi ile smoothy de yapabilirsiniz. Özellikle çilek zamanını kaçırmamanızı tavsiye ederim. Çilekli, muzlu süt karışımı harika oluyor. 

Makinenin ana kabının içinde suyu ne kadar koyacağınızı belirleyen bir işaret var. Onu aşmamanızı tavsiye ederim. Bir keresinde aştığım için makine program başladıktan 5 dakika filan sonra durdu ve sonrasında hiç çalışmadı. Hatta makine bozuldu diye bir ay boyunca hiç dokunmadığımı biliyorum.



Bir keresinde su eklemeyi unutmuşum ondan sebep te başlamış ve yarıda durmuştu makine. Çok şükür makineye bir şey olmadı ama nedense bir kere durdu mu bir daha çalışmıyor. Her şeyi ertesi güne bırakmak zorunda kalıyor insan. Nedenini bir türlü anlayamadım. En iyisi suyun miktarını aşmamak ve susuz kullanmamak.

Philips Çorba Makinesi kutusunda bir tarif kitapçığıyla geliyor. Ordan bir kaç tarif yapabiliniyor. Gerçi ben geri kalan tarifleri damak tadıma uygun bulmadım o ayrı. Bu eşsiz ve hayatı lezzet katarak kolaylaştıran Philips Çorba Makine'sini sizlerle paylaşmak istedim. Karar verir de alırsanız umarım siz de benim gibi memnun kalırsınız. Bu arada internette bazı sitelerde uygun fiyattan satılıyor, ordan araştırma yapmayı unutmayın.



Sivas Ketesi Tarifi 


Philips Çorba Makinesi ile Yeşil Mercimek Yemeği Tarifi


Tefal Fresh Express Almadan Önce Okuyun Lütfen..


Anadolu Gezi Notlari 'nı ziyaret ettiniz mi? 


3 Ekim 2013 Perşembe

Gözleme Paçanga


Gözleme paçanga için ben annemin yaptığı konserve menemenleri kullanıyorum. Menemeni bir kaba boşaltıp içine pastırmayı parça parça ederek koyup daha sonra aşağıda gördüğünüz şekilde yufkaya koyup katlayarak geniş bir tavada iki taraflı pişiriyorum. Piştikten sonra da iki tarafına yağ sürüp servis ediyorum. 

Neden fotoğraf çektin demeyin belki bilmeyenler vardır. 
















8 Ağustos 2013 Perşembe

Patlıcan Kebabı

Patlıcan Kebabı Urfa'nın meşhur yemeklerinden biridir. Urfa'ya gittiğimde yeme şansım olmamıştı çünkü böyle bir lezzetin varlığının farkında değildim. Defalarca televizyonda gördükten sonra, şansıma bir arkadaşım evde nasıl yapabileceğimin tarifini verdi ben de denedim. 

İşte Tarifi:

Patlıcanları 2-3 parmak kalınlığında kesiyorsunuz. Daha önce hazırladığınız köfte kıymasını elinizle patlıcanların büyüklüklerine denk gelecek şekilde yuvarlayıp iki patlıcan arasında sabitliyorsunuz. Bu şekilde tepsinin iç çevresini bir patlıcan bir köfte diziyorsunuz. 

Daha önce 150 derecede ısıtılmış fırının içine tepsiyi yerleştiriyorsunuz. Fırının 150 derecede olması ve pişene kadar öyle kalması patlıcanların uzun sürede pişme ve köftelerin hemen pişme süreci düşünüldüğünde iyi sonuç veriyor. Malzemeler bir süre piştikten sonra tepsinin göbeğine ince biberlerden koyup tekrar fırına veriyoruz. Biberler azıcık yumuşadığında ise hazırladığımız domates sosunu ve küçük küçük kesilerek haşlanmış patatesleri önce patlıcan ve köftelerin üzerine dökerek sonra da orta kısma eşit şekilde dökerek tepsiyi tekrar fırına veriyoruz. 

Sonuç mükemmel bir lezzet. Herşese şimdiden afiyet olsun..

30 Mayıs 2013 Perşembe

Lezzetli Mantar Çorbası Tarifi...




Malzemeler:

300-500 gr mantar

Karabiber
Kekik
1-2 bardak su
1 adet tavuk bunyon
2 bardak süt
2 kaşık un




Yapılışı:


300 veya 500 gr mantari yikayip,   küçük küçük kesip soğansız soteliyoruz. İçine karabiber ve kekik de atıyoruz. Daha sonra içine 2 bardak su ve bir adet tavuk/et bunyon  ekliyoruz ve kaynamaya bırakıyoruz. 

Diğer tarafta 1 veya 2 bardak su ve 2 bardak sütü ve iki kaşık unun iyice karıştırıyoruz. (mikserle de çırpabilirsiniz)
Kaynamakta olan mantarlı karışımdan bu unlu karışıma azar azar dökerek unlu karışımı hafif ılıtıyoruz. (Eğer unlu karışımı direk mantarlı karışıma dökersek süt kesilebilir) Unlu karışım  azıcık ılındıktan sonra, mantarlı karışıma bir yandan azar azar dökerken bir yandan da karıştırıyoruz.
Karıştırma işlemi tamamlandıktan sonra çorbayı bir süre kaynattıktan ve tuz ayarını da kontrol ettikten sonra altını kapatıyoruz.
Çorbanız servise hazır hale gelmiştir.

Afiyet olsun….

Brokoli Çorbası Tarifi...





Malzemeler:

500 gr. brokoli
7 su bardağı su
2 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı un
1 adet tavuk bunyon
2 bardak süt
tuz





Yapılışı:

Daha önce bir kaç yerde yediğim brokoli çorbasının tadını pek beğenmediğim için tercih etmeyeceğim bir çorba olacağını düşünüyordum. Ama bu tarifi bulduktan ve yaptıktan sonra fiktrim değişti. Eminim siz de beğeneceksiniz. 

500 gram brokoliyi 7 su bardağı su ile haşlayın.  Brokoli sapları yumuşayınca kaynama suyu ile birlikte blender ile püre haline getirin.

Başka bir tencerede 2 çorba karşığı tereyağı ile 1 çorba kaşığı unu kavurun.

Un pembeleşince üzerine brokoli püresi ve tavuk bulyon (1 adet) ekleyip kaynatın. Biraz kaynadıktan sonra 2 bardak süt ekleyerek karıştırın. Bir miktar da tuz ekleyip, isteğe bağlı üzerine tereyağında pulbiber eritip, üzerinde gezdirip servis yapabilirsiniz…

Afiyet olsun…

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Muhlama (Kuymak) nasıl yapılır...


Yıllar önce Trabzon'da Ayder Yaylası'na giderken yolda uğradığımız bir restoranda yemiştim ilk Muhlama'yı. Tadı öyle lezzetli gelmişti ki, damağımda kalmasın diye nasıl yapıldığını öğrenmek istemiştim. Hatta o gün ikinci defa yemek için uğradığımız bir yerde daha sipariş verdik. Öyle çok toktuk ki hepsini bitiremedik. Ben de yarım ekmek isteyip kalan muhlamayı ekmeğin arasına koyup, yol boyunca ekmeği çıkarıp çıkarıp yemiştim.

İşte böyle lezzetli bir yemeğin tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu tarifi internette bir çok video izleyerek denedim ve oldu. Peynir için almanız gereken Çeçil peyniri ve marketlerde satılıyor. 

İki kaşık tereyağını tavaya koyup hafif kızdırdıktan sonra içine iki kaşık ince çekilmiş mısır unu katarak karıştırmaya başlıyoruz. Mısır unlu tereyağı biraz koyulaşıncaya kadar devam ediyoruz. Sıvı bir karışım olacak, buna dikkat ediyoruz.

Karışımın rengi koyulaşınca içine önce yarım bardak su ekleyip devam ediyoruz. Karışım toparlandıkça yarım bardak su ekleyip devam ediyoruz. 3. yarım bardağı eklerken bir kenarda iplik iplik ayırdığımız muhlama peynirini (çeçil peyniri) de içine katip karıştırmaya devam ediyoruz. Dilerseniz yarım bardak daha su katabilirsiniz ya da size kalsın.

Bir süre karıştırıp peynirin karıştığına ve eridiğine kanaat getirince karıştırmayı bırakıyoruz. Altı kısık bir şekilde kendi halinde pişmeye devam eden muhlamanın içindeki tereyağlar göz göz üst yüzeye çıkmaya başladığında olmuş demektir. Biraz daha bekleyip ocağın altını kapatabilirsiniz..

İlk yaptığınızda olmazsa endişe etmeyin. Tekrar denemeler yapın ve doğru muhlamaya kıvamına ulaşın derim.

Fırında Mısır...


Taze mısır mevsimi geldi. Büyük alışveriş merkezlerinde çoktan satılmaya başladı bile. Taksim'de ise neredeyse yılın her zamanı mısır var. Ister haşlama, ister közde. 

Evet mısırı nasıl yiyebileceğimiz alternatifi sacede iki tane. Ya haşlama yiyoruz ya da közde. Ama ben size üçüncü bir lezzet alternatifi sunmak istiyorum. 


Fırında Mısır:

Pazar ya da marketten aldığınız taze mısırları üzerlerine iyice tereyağı sürerek fırına veriyorsunuz ve ara sıra mısırları çevirerek üstleri kızarana kadar pişiriyorsunuz. İşlem biraz uzun sürse de sonuç mükemmel oluyor. Bu fırında mısır olayını ilk defa Londra'da görmüştüm. Türkiye'ye gelince de yapmaya devam ettim.Bence denemeden nasıl lezzetli bir tat olduğunu bilemessiniz. Harika ve nefis bir lezzet tabiiki..